Geçmişe Açılan Kapı: Yenikapı Batıkları


YAYINLARBugünlerde herkesin alelacele gelip geçtiği Yenikapı istasyonun sıra dışı yapım öyküsü “Geçmişe Açılan Kapı: Yenikapı Batıkları” kitabı ile okuyucuyla buluşuyor.

Dünyanın en geniş Orta Çağ gemi repertuvarına ulaşmamızı sağlayan Yenikapı Kazıları ile ilgili kazı sonrası inceleme ve araştırmalar aralıksız devam ediyor. Kurtarma kazılarında ele geçen binlerce eserin dokümantasyonu ve koruma uygulamaları İstanbul Arkeoloji Müzeleri ekiplerince; ele geçen 27 gemi kalıntısının koservasyon çalışmaları ise İstanbul Üniversitesi Yenikapı Batıkları Araştırma Laboratuvarında sürdürülüyor.

Geçmişe Açılan Kapı: Yenikapı Batıkları

Doç. Dr. Ufuk Kocabaş tarafından kaleme alınan kitap bilim çevrelerinin yanı sıra konuya ilgi duyan herkesin rahatlıkla okuyabileceği bir dilde hazırlanarak, projenin popüler bilim serisinden yayımlanmıştır. “Bir Yenikapı Hikâyesi: Yenikapı’da Geçen 10 Yıl” başlıklı kitabın ilk bölümünde Yenikapı kazılarının başlangıcı ve on yıl boyunca bu kapsamlı projede yazarın genç bir bilim insanı olarak yaşadıkları, kendi gözlemlerine dayanarak yer almıştır. Bölüm içinde yer alan “Eyvah! Batık Sayısı Artıyor; Nur Topu Gibi Bir Yenikapı 12’niz Oldu!; Milimetrik Sadakat; Eski Köye Yeni Adet; Ahşabı Okumak; İstanbul ve Aşk” bilimsel serüvenin öyküsünü sürükleyici bir dille okuyucuya aktarmaktadır.

“Kehanetten Dünya Başkentine” başlıklı ikinci bölümde İstanbul’un kuruluşu, Bizans Döneminde Konstantinopolis olarak başkent ilan edilmesi ve “Yorgun Gezginlerin Sığınağı: Theodosius Limanı” başlığı altında limanının tarihçesine ve tahıl ticaretine yer verilmiştir. Tarihi yarımada içinde yer alan Bizans dönemi kalıntıları ve limanların yerleri hazırlanan çizimler ile açıklanmıştır. Bizans dönemindeki ticareti ve ürünleri gösteren açıklayıcı bir harita hazırlanmıştır.

“Kayıp Ancak Unutulmadı” başlıklı üçüncü bölümde Theodosius limanının keşif hikâyesine yer verilmiştir. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü ekibinin gerçekleştirdiği kazı çalışmaları, buluntular ve limandan geriye kalan mimari kalıntılar “Batık Bir Geçmişin İzleri Gün Işığına Çıkıyor” ve “Yenikapı’nın Hazineleri” başlığı altında sunulmuştur. Üç ve dördüncü bölümler arasında bir bilgi notu olarak Marmaray projesi ile ilgili bilgi verilmiştir.

“Limanın Dibindeki Ödül” başlıklı dördüncü bölümde Yenikapı kazılarında ele geçen gemi ve teknelerle ilgili bilgi verilmiş; ticaret gemileri ve kadırgalar iki temel başlık altında ele alınmıştır. Ayrıca arada bilgi notu olarak gemi inşa geleneklerinin gelişimi ile ilgili bilgi verilmiştir. Batıkların farklı dönemlere tarihlenmesi Akdeniz’deki gemi yapım teknoloji­lerinin gelişiminin anlaşılması açısından benzersiz bir fırsat sunmaktadır. Ticaret gemileri kısmında MS 5-10. yüzyıla ait çeşitli boyut ve konstrüksiyon özelliklerine ait batıkların karşılaştırmalı olarak değerlendirmeleri ve imalat felsefeleri açıklanmıştır. Kadırgalar: Yüzen Savaş Makineleri: Uzun, narin gövde yapıları, kürekçi oturakları, kürek delikleri ve kullanılan ahşap türü ile ticaret gemilerinden oldukça farklı olan Kadırgaların Bi­zans Dönemi’ne tarihlenen bu ilk arkeolojik örnekler olduğu vurgulanmıştır. Kadırga kalıntıları sualtı arkeoloji çalışmalarında çok nadir olarak karşımıza çıkmaktadır. Ticaret gemileri yükün, amforaların, taş çapaların ve balans taşlarının altında korunurken, ortam şartlarına doğrudan maruz kalan kadırgalar ticaret gemilerine göre daha çok bozulmalara uğrayarak kolay yok ol­maktadır. Bizans donanmasında kullanılan kadırgalar şimdiye kadar sadece iko­nografik kaynaklardan takip edilmekte olduğundan, bulunan bu ilk öncü örnek­ler gemi inşa teknolojisinin incelenmesi açısından benzersiz bir imkân sunmuştur. Bölüm kadırgaların savaşta kullanımını açıklayan bilgi ile son bulmuştur.

Kitabın omurgasını oluşturan ve kitapla aynı adı taşıyan “Geçmişe Açılan Kapı: Yenikapı Batıkları” isimli beşinci bölümde Yenikapı Batıkların bir envanter düzeninde ele alınmıştır. Batıklar kazı alanında aldıkları numara sırsına göre tek tek açıklanmıştır. Her bir batığın çizimi ve foto-mozaiği ilk kez bir kitapta yayımlanmaktadır. İnşa teknolojisi ve birleşim detaylarına geniş olarak yer verilen bölümde, gerçekleştirilen ahşap analizlerine de yer almaktadır. Bölümün sonunda, INA ekibi tarafından kazısı gerçekleştirilen batıklara da kısaca yer verilerek bütünlüğün sağlanması amaçlanmıştır.

“Enkaz, Kazılar ve Gemileri Anlamak” kitabın altıncı bölümünü oluşturmuştur. Bu bölümde batık çalışmalarında uygulanan metodoloji ortaya konmuştur. Koruyucu çadır ve sulama sisteminin kurulması, detaylı temizlik ve etiketleme, kazı alanında belgeleme, plan ve kesit çizimleri, kataloglama, fotoğraf-video ile belgeleme, batık elemanlarının demonte edilmesi, kaplamaların yerinden kaldırılması ve yöntemleri ve kazı sonrasında gerçekleştirilen çalışmalara yer verilmiştir.

Yard. Doç. Dr. Işıl Özsait-Kocabaş

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi

Sualtı Kültür Kalıntılarını Koruma Anabilim Dalı